eneserbas

23/4/2006 - GÜL YAPRAĞI

GÜL YAPRAĞI

 

Uzakdoğu’da bir Budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu.

Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.

Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi.

Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi.

Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu

Bir süre sonra kapı açıldı, içerideki Budist, kapıda duran yabancıya baktı.

Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı.

Gelen yabancı, tapınağa girmek burada kalmak istiyordu.

Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı.

Bu, yeni bir arayıcı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti.

Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı.

Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı.

İçerideki Budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeri aldı.

 

“Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman ihtiyaç vardır.”

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Paylaş Ki Kardeş Olasın

Son Yazılarım

GÜL YAPRAĞI

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

hazanmevsimi
karanfil58
haditha